Ana Sayfa

ANAAKIM BİLİME KARŞI MARKSİST MÜDAHALELER

 

İçinde yaşadığımız dünyayı tarihsel materyalizmin sağladığı kuramsal ve kavramsal araçlarla ve bunlara eşlik eden politik eylemle hem anlamayı hem de dönüştürmeyi hedefleyen Marksizmin akademik dünyayla ilişkisi her zaman gerilimli olmuştur. Bu gerilim bir yandan “akademik” bilgi üretim süreçlerinin ve bunun gerçekleştiği kurumlar olarak üniversiteler ve araştırma kuruluşlarının, Marksizmin köklü bir eleştiriye tabi tuttuğu kapitalizmin gerekleri ile uyumlu bir şekilde örgütlenmiş olmasından kaynaklanır. Gerilimin bununla ilişkili diğer bir kaynağı ise Marksizmin bilimsel bir öğreti/kuram olmanın dışında içerdiği politik karakteri ile akademinin kendisini politik tartışmalardan ve ideolojik müdahalelerden azade saf “bilimsel” ve özerk bir alan olarak sunması arasındaki çelişkiden kaynaklanmaktadır. Bu ikinci gerilimli boyut kendisini en çok bilimin farklı disiplinleri içerisindeki anaakım yaklaşımlar ile Markist yaklaşımların arasındaki çatışmalarda ve tartışmalarda gösterir. Zira bir yanda kendi çerçevesi içerisinde yapılan araştırmalara ve üretilen bilgiye “bilimsellik” ve “tarafsızlık” halesi kondurarak doğallaştırmaya çalışan anaakım yaklaşımlar; diğer yanda da egemen sınıfsal ilişkileri gizemlileştrdiği ölçüde bu anaakım bilgi üretiminin bilimsellik iddiasının altındaki “ideolojik” ve yanlı karakteri açığa çıkarmak isteyen ve bu eleştiri temelinde kendi “bilgisini” üretmeye çalışan Marksizm vardır. Anaakım yaklaşımlar Marksizmin bu “ideoloji eleştirisinin” ve “dünyayı anlama ve değiştirme çabasının” kendisini bilim-dışı ilan ederken, Marksistler egemen sınıf ilişkilerinin yeniden üretimine katkıda bulunduğu derecede anaakım bilimsel üretimin meşruiyetini sorgular. Tüm bu gerilimler canlı düşünsel tartışmalara yol açarken aynı zamanda Marksizmin akademi içerisinde kendi ekolünü ve kuramsal birikimini oluşturmasına katkıda bulunmuştur.

Bilim Üzerine Marksist Tartışmalar Sempozyumu da bu çerçeveye dayanarak Marksizmin bugüne kadar anaakım yaklaşımların eleştirisi temelinde yarattığı tartışmaların farklı bilimsel disiplinler içerisinde ne gibi kuramsal ve yöntemsel açılımlar sağladığını, bunların özel olarak “akademi” alanındaki genel olarak da toplumun bütünündeki politik/ideolojik mücadelelere nasıl ve ne derece etki ettiğini tartışmayı amaçlıyor. Sempozyumumuz bunu yaparken bir yandan da Marksist eleştiri çerçevesinde anaakım yaklaşımların (örneğin pozitivizmin çeşitli türevleri yanında, sosyolojide “sistem” merkezli teorilerin, siyaset biliminde “demokrasi” teorilerinin ve iktisatta neoklasik iktisadi yaklaşımların vb.) sınırlılıklarını, siyasal/ideolojik karakterini ve egemen toplumsal formasyonun yeniden üretiminde oynadıkları rolleri masaya yatırmaya çalışacak.

Bahsi geçen anaakım yaklaşımlara yönelik itirazların sadece Marksistlerden değil aynı zamanda Marksizmin de bir eleştirisini içeren başka epistemolojik pozisyonlardan da ortaya çıkabildiği düşünüldüğünde sempozyumumuzun aynı zamanda sadece anaakım yaklaşımları değil; aynı zamanda 1990’larda akademi içerisinde kendine yer bulabilmiş postmodernist ve post-kolonyal konumlanışları yine Marksizmin eleştirel yaklaşımı çerçevesinde ele almayı hedeflediğini söylemeliyiz. Anaakım bilime karşı Marksizm dışındaki bu eleştirelliğin radikallik iddiası, bu iddiaların Marksizmle ilişkisi/gerilimleri ve yine bunların genel siyasal ve ideolojik mücadelelerdeki yansımaları sempozyumumuzun kapsamı dahilinde olacak.

***

Bilim Üzerine Marksist Tartışmalar sempozyumları bütün bilim alanlarından bilim insanlarının ve lisans-lisansüstü öğrencilerinin katılımına açıktır. Birçok farklı disiplinden araştırmacının bildiri sunduğu sempozyumlarımızda, kendi bilim disiplininin tarihi, yöntemi ve tartışmalarına katkıda bulunmak isteyen marksistleri aramızda görmek isteriz.

Görüşmek üzere…

Not: İletişim, sorularınız ve duyuru listesine eklenmek için bilim.politika@gmail.com adresini yazabilirsiniz.